Doktora gittik, tahlil yaptı, baktı, hiç bişiyciği yok deyip gönderdi bizi.. Ateş de annaneyi görünce düştü.. Evet bedenen iyileşti.. Fakat ruhen iyileştiğini söyleyemem.. Resmen huy değiştirdi.. Şımardı mı desem ne desem bilemiyorum, Uyumsuzluk, bir türlü mutlu olamama, çok çok ağlama, haykırma hatta böğürme gibi olumsuz bir sürü huy edindi kendine. İdare etmeye çalışıyorum, çoğu kez sabırlı davranmak için içime atıyorum öfkemi ama bazen patlıyorum.. ve üzülüyorum sonrasında... Geçer di mi? Geçsin lütfen.
Haftasonu teyzeydi, anneanne-dedeydi derken hep geç yattı, sabah normal saatinde kalktı-09:30-. Ee öğle uykusu nedir bilmediğimizden akşam yemek saatinde başlıyor mızıldanmalara. Her akşam yemeği, her sabah kahvaltısı kabus oluyor artık. Sadece meyve ile beslesek öyle yaşar gider bir hali var.
Bu fotograf da neyin nesi mi? Bu akşam yemeğe neyse ki hevesle oturdu diye sevinmiştik...Fakat henüz tabagındaki yemegin yarısını yemeden elinde kaşığı ile uykuya dalıverdi. Başta uyumuyor herhalde gözlerini dinlendiriyor sandık.. Gerçekten.. Ama sonra elindeki kaşık yere düştü.. Bir iki seslenmeye de cevap alamayınca anladık uyuyakaldığını.. Hala şu saat oldu yatırdıgımız gibi uyuyor :) Dün iftarda davetli olunca ve bir de dayısı gelince eve döndüğümüzde uyumak istemiyorum diye diye uykuya daldı.Bu kadar uykusuzluk bir yerde patlak verecekti elbet.. Doğdugundan beri hastalıklar hariç hiç bilmem kendi kendine uyuduğunu, uyuyakaldığını ya da uyut beni dediğini.. Demek oluyormuş..Bir de televizyon seyretmek istiyor son günlerde. Babaannesi ile KaraŞimşek seyretmişler birkaç kere, gelip onu anlattı. Babasına "ben bu arabayı begenmiyorum, dala cimşek al.. Bu araba konuşmuyo" diyor. Konuşturuyoruz, bu sefer de "uçmuyo ama.. hem o denizde de yüzüyo" diyor.. Kafayı takmış. Şimdilerde yine unuttu gibi .. Ama işte babası umrede izler, oyalanır diye telefonuna Kayyu, maisy ve pepee yi yüklemişti, derken onun da müptelası olma yolunda ilerliyor. Neyse ki artık sınır koydukç Her gün 10 dk. İster t.v. de ister telefonda. Her ne hikmetse telefonu tercih ediyor, açması kapaması, kısacası kontrolün elinde olması hoşuna gidiyor zaar. Ses etmiyoruz. Ama bence ister Kayyu, ister Pepee konuşan her türlü çocuk çizgi filmi çok sağlıksız. Hiç onaylamıyorum bu durumu. Bizimki şimdiden "Kayyunun babası huzur evi dedi" ama Pepee de yıkanmak istemiyor" "babacım biz de beyzbol oynıyalım" demelere başladı. Kıyaslama yapmasına ramak kaldı sanırım. Gidelim, hayırlısı ile dönünce herşey yoluna girecek inşallah. Çünkü okula gitmeyen, dışarı çıkmayan çocuğu evde zapdetmeye çalışmak çok zormuş. Zaten kendisi de hiç ama hiç memnun değil bu durumlardan. "Biz ne zaman dışarı çıkıcaz, gezmeye giicez" serzenişlerinde bulunmaya başladı yavaş yavaş.. Haklı da..
Yazmasam olmaz,unutuyorum sonra.. Gecen gün ilk defa ödünç vermek kelimesini cümle içinde kullandı:) Ne oldugunu hatırlayamadığım birşeyi Meryem'e vermeyi teklif etmiştim, "Hayıl annecim vermeyelim.. Öddünç verelim" deyiverdi. Yanlış anladım sandım, bir kez daha sordum. Sonra sanki anlamını bildiğini ispatlamak istercesine, "yani paylaşmak demek annecim.. verelim ama o bize sonra geri versin meselaa" dedi.
9 yorum:
ah canım benim.. bu havalar çocukları perişan etti.. koşturup duruyorlar, terliyorlar.. sonra da hasta oluyorlar.. hastalık, teyze, anane ilgisi üstüste gelince birazcık değişmiştir huyları annesi.. düzelecektir..
saliha betül'e geçmiş olsun, Feride yalnız değilsin.. nedensiz mızmızlıklar, ağlamalar defne de var ve aynen bende senin gibi geçer diye umut ediyorum..
Ödünç verme işine bayıldım. Maşallah. Çok zekiler bunlar çok.
Geçmiş olsun haa bu arada hoşgeldim.
Gelirim ben arada.
Sevinçli anne Çiğdem
canım geçmiş olsun.
bende bizim kızın kendi kendine uyuduğunu bilmem hiç :( Tedbiri elden bırakma Kayyu'ya fazla alışmasın.
canım zeynep de aynı ama ben yer değişikliği artı kreşe bağlıyordum ama sanırsam yaşının gerekliliği gerçi biz biraz atlattık sayılır.bir ara çıldırmak üzereydim sebebsiz ağlamalar her şeyi ağlayarak istemeler..tek çaremiz zaman dicem ama bu sefer de gözümüzün önünde farketmeden büyüyorlar.büyümelerimi güzel yoksa bebeliklerini mi özlemek....
SlM,Yazınızı ve sonrasında yazınız için yazılmış yorumları okudum ve şunu farkettim;biz ebeveynler çocuklara gereğinden fazla müdahele ediyoruz.Örneğin çizgi film kahramanlarını izlemesini tasvip etmiyorum demişsin.Neden demiyorum tabiki kendince haklı sebeplerin mutlaka vardır AMA şunu unutuyoruz onlar çocuk onların dünyası bizimkinden çooook farklııı.ilgi alanları,bakış açıları vb. Dolayısı ile çocuklarımızı büyütürken lütfen kalıplara bürüyerek büyütmeyelim bırakalım özgür çocuk ruhunu yaşasınlarrr.Yaşasınlarki mutlu birey olsunlar.Mutluluk her kapının anahtarıdır.Bizler çocuklarımızın ruh dünyasını hayal dünyasını ilgi alanlarını DAHA ŞİMDİDEN kalıplara sokar,sınırlandırmalar getirirsek bu bize MUTSUZ ÇOCUK,HIRÇIN ÇOCUK olarak geri dönecektir.Ama "yok ben idealist bir anneyim,ağaç yaşken eğilir,vb" kuralları kendine felsefe edinen bir ANNE iseniz beni tavsiye tecrübe yada öneri bazında söyleyebilecek tek bir kelimem dahi olamaz.
sevgi; bizimkinde kuru ateş vardı, çok şükür geçti bitti. huyları da yeniden düzelir inşallah..
peyman; ne güzel seni görmek, öncelikle hoşgeldin.. umreden bir dönelim de aylardır benden dolayı gerçekleştiremediğimiz buluşmamızı gerçekleştirelim artık yaa.. hem belki bizim kızlar birbirlerini görüp düzeltirler kendilerini..
çiğdem; hoşgeldin.. daha ne laflar ah bi de yazmayı unutmasam.. ben de unutkan ve tembel anne feride:)
bahar; aynen katılıyorum. fazla kaptırmak bi yana hiç tanıştırmasaydım diyorum bazen..
haticem, ah yaa valla doğrudur hepsinde vardır belki ama sabrını tutamadığında patlayıveriyosun işte. Sana da kolaylıklar, zeynebş öperim..
sn. adsız -lütfen kızmayın adınız olmadığı için böyle hitap etmek durumunda kalıyorum :)- ben kendi adıma çocugumu kalıplara sokmaktan imtina ettiğimi ve bu sebeple kayyu çılgınlığından çekemk istediğimi belirtmek isterim. bence kayyu gercekten tam bir çılgınlık. kayyunun annesi gibi olamaya çalışan anneler, çocugunun bile kayyu gibi olmasını arzulayan anneler var etrafımızda. Bu sebeple bence çocuklarımızı fayda zarar tartısında tartıp bazı şeylerden korumak adına kısıtlamalar getirmeyi ben kalıplara sokmak olarak görmüyorum. Fakat enteresan sizinle aynı düşünüyoruz aslında, farklı değil. sadece olayı değerlendirmemiz biraz farklı.. teşekkür ederim yorumunuz için
Slm tekrar,adım adsız olsun benim sorun değill:))ayrıca rica ederim çözüm olabilmek adına kendimce düşüncelerimi sıraladım faydalı olabilirsem ne mutlu bana...umarım tez vakit herşey normale dönerrr
Yorum Gönder