Eve gelenden gidenden, göz yaşı akıtan eş dosttan etkilenmesin diye ilk akşam teyzesi gelip Sakarya'ya götürdü sağolsun.. İlk kez ama galiba son kez değil bizden, evimizden başka bir yerde geçirdi geceyi... ve ertesi gününü.. Gece yol boyu kahkahaları arabayı inletmiş, evde Harun la oynarlarken de aynıymış.. Ama yataga girince "Eve gidicem.. ama burası bizim evimiz değil... babacıma sarılıcam" diye mızıldamaya başlamış.. Neyse ki zaten gülüp oynamaktan uyku saati geçtiği için teyzesi allem edip kallem edip uyutmuş aralarında.. Sabah ise teyzesi okulun kreşine götürmüş ama kısa bir süre sonra "Ben bu okulu hiç begenmedim" deyip mızıldanmaya başlamış.. Fakat sonra teyzesinin sınıfına girip de en ön sıraya oturunca keyfi yerine gelmiş.. Çantasını hazırlarken içine son anda atıverdiğimiz Elmer ve Kirpi ile Kestane kitabını teyzesi tüm sınıfa okuyunca ise keyfine diyecek yokmuş..Şimdilerde teyzen senin neyin deyince "ögretmenim" cevabını vermesinden memnuniyetini anlıyoruz.. Sonra elleri ile gözlerini çekik yaparak japon olmayı ögrrenmiş.. Bir de hala sözlerini bilmediğim için tekrar edemediğimiz ama ısrarla hala birkaç mısrasını unutmadığı aydede şarkısını... Boyamalar yazılar zaten bahsetmeye bile gerek yok.. Bir daha götüreceğim dediğine göre teyzesi de pek memnun kalmış bu minik misafir ögrencisinden..
Tabi sonraki günler yanımızdaydı.. Malesef anneanne ve dedemiz bir önceki c.tesi günü büyük anneanne rahatsızlanıp da acilen gidince onların yokluğu da bir talihsizlik olmuştu bize. Çok şükür ki dedemiz Aydın'a vardığı gün vefat haberini almasına ragmen yine o gece yola çıkarak cenaze törenine yetişti ve ilerleyen günlerde onunla ilgilenebildi. Ayrıca birkaç gün sonra İstanbul'da anneannesi tarafından daha fazla zaptdedilemeyen MerveEce de geldi.. Yaklaşık 1 hafta hiç bu kadar uzun sürmeyen bir birlikte yaşama deneyimimiz oldu, hepimiz için... Sürekli birbirlerinin kıyafetlerini giymek isteyen, birbirlerini görip neyse ki yemek yeme yarışına giren bu iki minik kızı izlemek çok keyiflydi.. Şimdiden böyle tatlı tatlı sohbetlerini izleyip de ileride ne güzel günler paylaşırlar diye hayal kurmak.. Onlara kitap okumak, birbirleri ile ilgili hikayeler anlatmak; sonunda mutlaka güldüren SalihaBetül hikayeleri ve sınunda illa ki SalihaBetül'ün yapmadığı birşeyleri yapabilen MerveEce Abla hikayeleri.. Ah tabi, bir de minik Ömer'e doyduk, bol bol kokladık..
Misafirlerimizi ve dedemizin ebedi mekanına göçünün 7. gecesini uğurladık bu gece.. Anılarla, kah sessizce süzülen gözyaşları kah tıpkı dedemiz (babamız) gibi gülerek, ama bol dualı, bol iyi niyet dilekli geçti her anımız. Şimdilerde ondan bahsederken "rahmetli" diye bahsedilmesi hala benim yakıştıramadığım ve çok da alışamadığım bir sıfat oldu ama Allah'ın rahmeti hep onunla olsun inşallah! Allah mekanını nur etsin...
Ve SalihaBetül de geçen sene Ocak ayında Kuzuluk'ta karlar yağarken ve biz çok mutlu iken ve O'nu hep mutlu hatırlayacakken bu fotograf ile hatırlasın dedeciğini..

8 yorum:
Rabbim , taksiratını affetsin inşallah. Bizim için çırpınan babam, ellerimin arasında kabrine doğru ilerlerken yanında sadece bir kaç metre bez alabilmişti yanına. O an çok şey değişti zihnimde, DİKKAT! meğer dünya , saliha'nın ki gibi, sadece bir oyun, ve oyalanmadan ibaretmiş!Rabbim mekanını cennet eylesin..Amin.
Başınız sağolsun.Mekanı cennet olsun.
başınız sağolsun Allah sabır versin
Başınız sağolsn.. Allah cennette sevdikletiyle beraber kılsın inşaallah.. burda adım adım yaşadık ya o günleri şimdi altta dedenin fotosu gözlerim doldu.. yitirmek fena bir duygu ama çok şükür dediğin gibi ahrete inancımız var.
Başınız sağolsun rabbim mekanını cennetten bir bahçe yapsın. sizlere de sabır versin
amin sağolun çok arkadaşlar..
Başınız sağolsun...Mekanı cennet olsun...Allah sizlerede sabır versin.
Başınız sağolsun , mekani cennet olsun..
Yorum Gönder