25 Nisan 2013 Perşembe

Uzun Özet

İlk hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti demiştim, ilerleyen haftalar da fena değildi. İyi idare ettik, ediyoruz. Buraya yazdığımın haftasonu anneannecik ve dedecik geldiler.  Sürpriz olsun şaşırsın diye söylememiştim SalihaBetül'e. Görünce inanılmaz sevindi. Sabah erkenden henüz yataktan kalkmamışken onları karşısında görünceki sevinci unutulmazdı. Biz hoşgeldin sohbeti yaparken İstanbul'dan çok sevdiğimiz arkadaşım Duygu ve oğlu HakanDeniz geldiler. İnternette başlayıp dostluğa dönüşen bir ilişkiydi bizimki. Her yüzyüze görüşmelerimizde daha da iyi hissediyor ve tespitimde yanılmadığımı görüyorum. Gözleri pırıl pırıl Deniz ile de ilk kez tanıştık. Nasıl tatlı bir çocuk, Allah hepsini iyi insanlarla karşılaştırsın.. Biz oturup sohbet ettik, çocuklar odada vakit geçirdiler. SalihaBetül ilk defa tanıştığı insanlara karşı pek misafirperver ve girişken, pek çekici ve eğlenceli bir çocuk değil. İş kaynaşana kadar, kaynaştırıldıktan sonra gayet uyumlu ve eğlenceli olabiliyor.. Yine farklı olmadı. Biraz kız-erkek oyunları ve oyuncaklarının farkı sebebiyle, biraz az evvel bahsettiğim bizim kızın halleri sebebiyle başta sıkıntıya girdiler. Neyse ki dedecik imdada yetişip ikisini de parka götürdü. Park yeni tanışan ve kaynaşmak isteyen çocuklar için en ideal mekan bence.. Bir kere paylaşmak diye birşey yok.. Yani oyuncaklar hiç kimsenin değil, hiç kimse bir diğerinden fazla sahibi değil park oyuncaklarının. Hatta bence oksijenin ve bastıkları toprağın bile olumlu etkisi var.. Velhasıl bizim bıdıklar parkta epey oynadılar kaynaştılar, Allah dedelerinden razı olsun. Anneannecik de biz sohbet ederken bize yemek yaptı, hep birlikte çocuklar parktan gelince oturup sohbet ede ede yedik. Ne güzeldir yemek sohbetleri. Ben çok severim, yine pek güzel sohbet ettik. Dedecik sağolsun bu kez bebeleri odadaki kara tahtanın önünde eyledi. Sonradan öğrendim ki 62 den tavşan yapmayı öğretmiş; gülümsedim:) Sonra Derya Teyze geldi, biraz da onlarla oturduktan sonra SekaPark'a doğru yol aldık. Klasik misafir turumuz:) Biz kahvelerimizi içip sohbet ederken AliMahir mışıl mışıl uyudu; çok şükür.. Çocuklar da lalelerin içinde yeşilliklerde koşup durdular. Çok kalabalıktı, meğer sonradan öğrendim ki lale şenliğinin oldugu günmüş.Ayrılık vakti geldiğinde ise çocuklar çok yorgundu. Ben ise çok güzel bir gün geçirmenin verdiği mutluluk içindeydim. Ne iyi olmuştu görüşmemiz, ne mutlu olmuştuk. Eve döndüğümüzde BilgeEce ile biraz oynadık, epey geç saatte uyuduk. Neyse ki anneaanecik vardı, krizsiz ya da az krizli atlattık günü. 
Günler anneanne ile güzel geçiyor. Ne de olsa kahvaltıda sohbet edebiliyorlar. Araya bir AliMahir mızıldaması girmiyor. okuldan gelince parka gidebiliyorlar, biz okuldayken yemekler pişiyor, evin işleri bitmiş oluyor. Hele akşam kitap okumaları, anne ile 2 olan bazen en fazla 3 e çıkan kitap okuma seansı, anneanneciğin bu işten epey keyif alması sayesinde birsürü kitaba çıkabiliyor. Kikirdeyerek uykuya dalana kadar anneanneciğin ona yatakta eşlik etmesi de cabası. Keyif alınmayacak gibi değil yani.. Hal böyleyken pek ballı lokma araları.. 10 nisan anneanneciğin doğum günü için biz de mis kokulu frezyalarla geldik eve. Çiçekleri arkamızda saklayıp anneanneye verdik, sonra dooooğru mutfaga girdik. Mis gibi tiramisu yapıp dolaba attık. O kadar hızlıca yaptık ki anneanne neredeyse farketmedi bile. Yemekten sonra da mum bulamayıp tealight ile pastayı içeri getirdik, bir üfleye bir söndüre kutladık doğum gününü.. O hafta içi klasik okuldan eve evde okula modundaydı, şükrettik.. 
C.tesi maaile babaannecik de dahil olmak üzere Sakarya'ya gittik, Derya teyzeye. Eşme'de Sapanca gölünün kıyısında Harun'un da anne-babasıyla çok güzel bir piknik yaptık. Sağolsunlar çok güzel yedik içtik güldük sohbet ettik. SalihaBetül top istedi, top oynadı, çimenlerde yalın ayak gezdi, fakat bence bu pek iyi bir fikir değildi.. Yakındaki parka gitti, çocuklarla kaynaştı, hertürlü evcil ya da sokak köpeklerinden korktu. AliMahir ise maşallah mışıl mışıl uyudu açık havada. Çok yakın mescit vardı, arada gidip emzirme molası verdik teyze ile. Akşam da Sakarya'da kaldık. Salihaçok keyifliydi. BilgeEce'nin yatağında onun kitabı ile uyudu. Pazar teyzenin ekşi maya ekmeğinin başrolü oynadığı enfes kahvaltısının etkisinden bir türlü çıkamadık, akşam evimize döndük.. Döndük ama Pazartesi sabahı felaket bir bademcik ağrısı ile uyandım. Tam 1 haftada atlatamadım. İlk iki gün ateşim dahi çıktı. Neyse ki annem vardı ve bana bomba gibi bakıp, beni ayaga kaldırdı. Yeniden..
Ayrıca günler hızlıca geçmekte.. SalihaBetül her gün babasının ne zaman geleceğini sormakta. Bazen hasreti depreşiyor mesela.. Kombinin üzerindeki birlikte çekildikleri fotograflara bakıp "babamla baska fotograflarımız var mı?" diye soruyor.. Onu özlediğini dillendiriyor. Biraz daha depreşirse hasreti günleri sayacağı bir liste hazırlamayı planlıyorum. Neyse ki hemen her gün görüntülü konuşuyorlar. Saat farkı sebebiyle genelde okulda öğle yemeğinden çıktıkları vakitte müsait oluyor babası ve bu da bizim işimize geliyor. AliMahir ise günden güne büyüyor. Nasıl hızlı geçiyor zaman demeden edemiyorum. Önüne birşey uzattığımızda tutmak istiyor mesela. Yere yorganını atıp yatırdıgımızda ise dönmek.. Şimdilik sadece saat yönünde dönüyor ve bazen yarım dönmeye yelteniyor. Uykusunun geldiğini haber veren sinyalleri var mesela. Ee ee diyerek mızıklıyor. Ağlamadan ziyade mızıklama şeklinde .. Ağlarken hala ıngaa diyor, o halleri çok güldürüyor.Sabah uyandığı vakitlerde ve gün içerisinde altı temiz karnı tokken pek neşeli pek keyifli.. Ben de burdayım der gibi sürekli çığlık kıyamet.. Büyüyor velhasıl. Babası bu duruma pek içerliyor ama tutamıyoruz ki zamanı; akıp gidiyor ve büyüyor.. Büyüyorlar.

Her ne ise biraz daha yazarsam rekor kıracağım herhalde..Bir daha bu kadar ara vermeden biriktirmeden devam etmek gerek yola.. Kaldı 31 gün

5 yorum:

Süba Arslan dedi ki...

canımcım beklenen bi yazıydı bu, çook ara verdin sana da yazık ama rekor denemeleri falan :)) Allah sabredenlerle beraberdir diyorum yine... Bu da geçer Allah ın izniyle... Hem daha İstanbul macerası var yani :)

Süba Arslan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Deli Anne dedi ki...

Allah iyilik, güzellik ve kolaylık versin Feridem.. öperim sizi:)

annesiningülü dedi ki...

gecmis olsun canim. annanenizin kiymetini bilin canim 🙏

Mor Bisikletçi dedi ki...

Iyi hadi az kalmış, içi boş elmalardan bir elma ağacı yapmıştım ben, her sabah kalktığında bir elmanın içini boyuyordu. Gerçi bir gün baktım ki bir seferde tüm elmaları boyamış, baba geldi mi diye soruyordu :) Kolay gelsin çok! Ne güzel olmuş anneanne-dede ziyareti, çok şanslısınız, tu tu tu! Büyüme konusuna da katılıyorum, zaman resmen su gibi akıyor, bir yandan sevinirken bir yandan üzülüyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...