
Okuldan gelip kendimizi doğru yatağa attığımız bir ikindi vakti idi.. Gardrobun aynasından batmakta olan akşam güneşi yansıyordu. Işığın kırılması ile oluşan gökkuşağı benim yüzüme konmuştu onun tabiri ile. Gökkuşağı nasıl oluşur, hadi internetten öğrenelim dedi. Koca youtube da içimize sinen bir video bulamadık, onun da anlayacağı şekilde hazırlanmış.. Derken iş başa düştü, ben anlatmaya çalıştım biraz. Sonra laf gökkuşağının renklerine geldi. Biz de ingilizce bir şarkı dinledik, birlikte tekrar ettik. Kikirdedik.. Sonra mecbur mutfaga geçmiştik ki her zaman birlikte yapardık yemeği. Bu sefer resim yapmak istediğini söyledi kucagında defteri ve boyaları ile.. Benim hatırladığım ve gördüğüm kadarı ile ilk defa kardeşini resmetti... ablası.. Bir gökkuşağının altından birlikte geçerlerken. Onun kocaman kolları, kardeşinin minicikmiş.
.
. .
Bir sabah uyandı, rüyasında kendisinin gelin olduğunu gördüğünü söyledi. Damatı da Tamay'mış.. Yani babası. Fakat benim eşim olan değil, babası olan Tamay.. Peki dedim ben kiminle evliydim. E sen de babamla dedi. Anlamamış gibi baktım; gerçekten ne demek istediğini anlamamıştım. O da başladı anlatmaya; "dünyada iki tane Tamay varmış, biri babası biri eşiymiş. Onlar da tıpkı resmettiği gibi böyle mutluymuşlar. O kabarık etekli bir gelin babası da pantolonlu olan bir damat." Gelinin elinde de bir buket çiçek var en afillisinden. Resim bittikten sonra bana boşluğa "Seni çok seviyorum Babacım" yazar mısın dedi. Kıskanarak yazdım.
1 yorum:
Bayılıyorum çocukların kendilerini resimle ifade etmelerine!
Yorum Gönder