13 Haziran 2012 Çarşamba

Geçti Gitti Günler...Kalan Sağlar Bizimdir...

Beklenen oldu, malesef bilgisayarım hakkın rahmetine kavuştu.. Allah bize sağlık versin ne yapalım dedik.. Dedik demesine de olan kızcagızımın 3,5 yaş anılarına oldu.. Çok geçmeden toparlamam gerekirse pek hareketli haftalar geçrdik, pek çok eğlendik diyebilirim. Okullar kapanmak üzere iken gecen yıl ve bu yıl çok şükür ki başarı ile tamamladığımız hat derslerimzin meyvelerini topladık. Çocuklarımızın hat ögretmeninin hocası -aynı zamanda 2 senedir benim de hocam- sevgili Mahmut Şahin'in sabrı, sevgisi ve ilgisi ile hep birlikte atolyeyi ziyaret ettik. Orada önce derslerini yazdılar, sonra da hocaya gösterdiler.. Sonuç harikaydı tek kelime ile.. Gülümseyen yüzlerde aynı zamanda duygulandıran ve gururlandıran bir ruh hali vardı. Zaten farkına vardığımız birkaç ögrencimiz hakkında duyduklarımız ne kadar doğru bir karar verip bu işe başladığımızı doğrulattı bize. Gelecek yıllar ve kızım adına heyecanlandım, sevindim.. SalihaBetül zaten atolyeye ve ögrenciler ile hocama alışık.. Pek yazı yazma havasında olmasa da sabırla o kadar uyarana ragmen oturup yazdı ya yazısını.. konsantrasyonuna kurban dedirtti :) Ödevini gösterirken o biraz çekinik, hocam ise 3,5 yaşındaki öğrencisi karşısında keyifli idi.. Günün sonunda SalihaBetül de ekstra mutlu idi, "senin ögretmenin artık benim de ögretmenim oldu diy mi?"  diyerek zıpladı gün boyu..
Sonra biz o hafta havuz sezonunu da açtık. Pek sevgili dostumuz MeryemNur, ailesi ve iki araba sığabildiğimiz kadar arkadaşlar ile tuttuk havuzun yolunu.. Pek eğlendik, sıcakta iyi geldi doğrusu. SalihaBetül her yıl oldugu gibi önce temkinli sonra ise havuz gurusu modunda idi. Hepimize değişik oldu, iyi geldi.. 
Bu alttaki fotograf da neyin nesi derseniz; bütün hayatım boyunca ettiğim büyük lafların bir sonucudur efendim.. Kız çocuklarında ne gelinlik ne oje seven ben malesef ki bunlara düşkün bir kokoşun annesiyim.. Haftaya biz tatilde iken düğününe katılamayacak olduğumuz manevi Hala Süba'nın kınası vardı.. Sabah MeryemNurlarda kahvaltı ile başlayıp ablaların süslenmelerine sahit olup ardından da bu görüntü ile neticelendi gün.. Verdiği poz da gerçekten pek içten bir gülümsemedir, zira tüm gün ağzı kulaklarında bu moddaydı. Ne diyeyim tüm büyük lokmalar bogazıma dizildi efendim.. Çabucak unutup önümüzdeki günlere bakacağız.. 
Bu arada; kına gecesinin ertesi günü Sakarya'daydık. SalihaBetül hafif ateşli, bolca keyifsizdi. Akşama kadar teyzoş ve Harun'la sohbet edip güzel bir gün geçirdik. Hatta öyle ki açık havada karnımı bile doyurdum.. Umarım bitecek olan bulantıların bir göstergesidir bu.. Derken akşam eve dönüş vaktinde ikinci kapı olarak gittiğimiz Akmeşe'deki çay davetinden sonra SalihaBetül'ün ateşi tavan yaptı ve sabaha kadar da düşmedi. Velhasıl sabahki doktor kontrolünden sonra bogaz iltihapı ve gribal enfeksiyonu aynı anda geçiriyor oldugunu söyledi dr ve antibiyotik başladık. Ev hapsi de cabası idi. Öyle ki bnu hafta kapanan okulun ne karne programına ne de kendi organize ettiğim pikniğine katılabildik. Sağlık olsun dedik, sabrettik.. Yarınki kontrol de umarız iyi geçer ve keyfi kaçan miniğimin yüzü gene böyle güler.. Yazmadan geçemeyeceğim, bu ateşli haller farklı bir masumiyet katıyor bu cüceye. Zira  o ateşli halinde bile "işaret parmagımın ojesi çıkmış, yeniden sürelim" diye sayıkladı.. Ne denir ki, ellerimle sürdüm ojelerini :)

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...