11 Kasım 2011 Cuma

Bayram Dediğin...

Bayramlık giymeden sürekli sokakta, pazarda, dağda, bayırda, çimende bazen ağaç tepelerinde geçirdik bu bayramı biz. Arefeden yola çıktık, kalabalık yollarda her zamankinden daha temkinli ve yavaş seyrettik tüm yolu.. Yola çıktıgımız günün sabahında başladı akmaya burnu.. Sesi de gitti. Bildiğin hastaydı, ama keyfine diyecek yoktu.. 
Bayram sabahı gece geç yatmasına rağmen erkenden uyandık. Kahvaltıyı yapıp babasının peşinden kurbanın kesildiği çiftliğe gidecektik. Fakat kahvaltı uzun sürüp bir türlü sonlanmayınca geç kaldık, gidemedik. Çiftlikteki yeni doğmuş buzagılar, kuzular içimizde kaldı doğrusu. Biz de büyük anneannenin bahçesiyle ve sokakla yetindik.. İlk gün tam performans sokaktaydılar. Akşam eve geldiğinde tepeden tırnağa sokak çocugu kıvamındaydı. Ve pek tabii çok mutluydu. Bir ara benim yoklugumu fırsat bilip babası ile çatapat bile oynamışlar. Çok tehlikeli bulup asla onaylamadım, fakat yapacak birşey yoktu. 
 İlerleyen günlerden birinde pazara çıkıp taze sebze meyve aldık. Mis gibi meşhur pidelerden yedik. Sıcacık balkonda güneşlendik. Akşamına da İzmir'den gelen arkadaşlarımız Eda eşi ve kızları Anita ile minik oğulları Mirza ile buluştuk. Hafif hastalık huzursuzluğu olan SalihaBetül pek de cana yakın ve sıcakkanlı değildi fakat yine de çok güzel bir akşam geçirdik.

Söylemeden geçemeyeceğim. bayramda para vermek isteyenleri "çocuklar para ellemez" deyip kibarca reddetti ve şekerle yetindi.. Bizim zamanımızda böyle miydi yahu dedirtti..
Tatilimizin son gününde ise benim ömrü hayatımda sadece bir kere gittiğim babamın babasından kalma zeytinliğe gittik. Hem piknik, hem doğa ile içiçe olmak hem de orada olan babaannem, dedem, amcamın kabirlerini ziyaret etmek için.. Vakit öğleden sonra idi, vaktimiz pek yoktu. Gelir gelmez baba mangalın başına geçti, ben elimde bir poşetle ağaç tepelerinde zeytin toplamaya koyuldum.. SalihaBetül ve dedesi ise dağ keçisi misali tepeleri açtılar, ordan oraya tırmandılar. Ellerinde mis gibi sarı zambaklarla döndüler. Döndüğünde beni göremeyen SalihaBetül ağacın tepesinde görünce çok şaşırdı ve yanıma gelmek istedi. Babasının bir hamlesi ile aşağıdaki dallardan birine oturuverdi:) 

 Bizim için çok güzel, eğlenceli bol dinlenceli bir bayram tatili olurken anneanne ve dede ile de hasret giderdiğimiz için çok mutlu olduk.

4 yorum:

annesiningülü dedi ki...

geçmiş bayramınız mübarek olsun :)
çatapat varmı? halaaa :)

Feride dedi ki...

teşekkürler bahar, sizin de mübarek olsun.. off olmaz mı, mahalle bakkalı varsa o da var :)

Oglak Kizlari dedi ki...

Oh yarasın.
Darısı bizim başımıza.
Zeytinleri ne yapacaksın, haydi bize de anlat.

Nazar değmesin.
Maşallah.

Gözü olmayan kıskanç anne Çiğdem

Feride dedi ki...

zeytinlerle benim işim olmaz be çigdemim.. annem çizdi pet şişeye doldurdu kardeşime yolladı :) birazını da kayınvalidem yaptı. ben işin toplama zevkindeyim anlayacağın.. daha güzelleri senin olsun :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...