açık hava kahvaltısında 3. gün iken bir de hastane çıkışı arkadaşımın Akmeşe civarındaki doğanın içindeki evine gittik. Şehrin tüm keşmekeşinden uzak, kuş sesleri tarafından ara ara bozulan sessizlik, yasemin çiçeklerinin artık bir süreden sonra insanı sarhoş eden kokuları, yenilen enfees ötesi yemekler ve yemeklerden ziyade sunumları, yenilirken edilen hoş sohbetler... İnsanın konuştugunda seni dinleyen ve hatta anlayan, bir sonraki cümlesini duymak için sabırsızlandığın arkadaşları olması ne iyimiş dedim..
Çocuklar ise harikaydı. Hüsn-i hat öğretmenimizin çocukları ile ziyadesi ile anlaşan ve keyiften dört köşe olan bir SalihaBetül, şahid olunan hayret verici diyaloglar.. Herşey harikulade idi.. Halen depoladığı safi oksijenin verdiği rahat ve huzur ile dolu içim.. Ne güzel bi gündü yaahu :)

4 yorum:
ohh yarasın küçük hanıma..ah ne güzeldir oralar bi izmitli olaraka iyi bilirim..çokda özledim ne yalan söyliyim :)
Ohhh mis gibi temiz hava, bol oksijen.Biz sanayinin tam ortasında yaşıyoruz temiz havaya hasret kaldık.Yarasın betüle :)
akmeşe harika bir yer ama biz de neredeyse fabrikaların ortasında yaşıyoruz.. Ara ara böyle soluklar almak iyi geliyor
Yaa ama ben Saliha Betül'ü yeriiim. Uzun zamandır göremediğim için resimlere bakınca çok özlediğimi farettim. Çok tatlı maşşalllah. :) Küçük yaşta nelerde öğrenmiş, oh ooh, :) Devamını bekliyorumm (:
Not: Takipteyim bundan sonra :))
Yorum Gönder