Çocukları sevmek mi yoksa çocukluğu sevmek mi benimki bilemem. Kızımı çok sevdiğim su götürmez bir gerçek fakat özellikle de kendisi bir evlat sahibi olduktan sonra kadınların diğer çocuklara karşı daha merhametli, sevgi dolu yaklaştıklarını düşünüyorum. Ben okulda okulun minik insanları ile vakit geçirmekten çok keyif alıyorum. Onlar proje, etkinlik ..vs. yaptıklarında kendimden geçiyor, genelde ben de dahil olmak istiyorum. İnternette gezinirken mutlaka etkinlik sitelerine gidiyor elim, sokakta gezinirken, alışveriş paketlerini yerleştirdikten sonra atacağım her kutuya potansiye geri dönüşüm etkinliği gözüyle bakarken buluyorum kendimi. Bilmem belki çocukluğu sevmektendir benimkisi, kim bilir:)
Bugün önlükler kuşandı, parmak boyaları çıktı meydana:) Önce o minik eller boyandı bir bir, sonra koridordaki kartonla kaplanmış duvara bastırıldı.. Günün sonunda o kadar keyifli, o kadar mutluyduk ki anlatamam. Herkesin ağzı bir kaşık açık, gülümsüyorduk biraz şaşkın, biraz aptalca :) Ve ben, o kadar eğlendim ki bir an kendimi onların yerinde hayal ettim. Hiç anaokuluna gitmemiş, hatta ilkokul,ortaokulda iş eğitimi tarzı dersler almamış biri olarak anladım ki bu durum içimde yer etmiş. Olsun yaşın kaç olduğu önemli değil, o okuldaki konumun, ünvanın da önemli değil deyip yıl sonunda sergilenmesi ve velilerin görecek olmaları muhtemel bu projenin içinde adımın yer almasından hiç ama hiç rahatsız olmadım, bilakis tadını çıkardım. Ayrıca; aslında içleri benim gibi kıpır kıpır olan ama dışa vuramayan öğretmenlerime de vesile oldum. Onlar da benimle birlikte mesud oldular:)Yukarıda yaprağın üzerinde gezinen maviş tırtıl benim başparmaklarımın eseri, minnak uğur böcekleri ise SalihaBetül'e ait.. Proje de bir de kırmızı bir el baskısı çiçeği mevcut SalihaBetül'ün. bkz. ilk fotograf, en sağdaki kırmızı çiçek:)
2 yorum:
beğendim güsseel olmuş
bende bende bende istiyorum...feridem tekrardan çocuk olmak varmış:)
Yorum Gönder