14 Ocak 2011 Cuma

Zaman Akar, Zaman Geçer

Son günler gayet hızlı, bazen sıkıntılı ve stresli geçti bizim için. Gercekten zaman nasıl ilerledi, ne zaman haftasonuna geldik, daha dün İstanbul'a babaannemizi bırakmaya gitmemiş miydik? Gerçi hoş bunda çarşamba günü mecburen İstanbul'a gitmiş olmamızın da etkisi olabilir... Her zaman ptt ile sorunsuz yaptıgımız ebay alışverişini bu sefer DHL ile yapınca ve bizim bu alışveriş tam da gümrük olaylarının patlamasıyla çakışınca ve gelecek olan malzeme benim adıma olunca, e gitmişken babaanneyi MerveEce'yi de görür müyüz deyince maaile yollara düştük. Neyse ki kısmen herşey yolunda ilerledi, geç de olsa paketimizi aldık DHL'e selam edip döndük:) Aşağıdaki fotograf ögleden sonra paketi almak için beklerken bir soluklanma molasında çekildi.. süslü tabak çatal bıçak da neyimize, tarzımıza ters bi kere:)
Bunlar dışında bu hafta okulda çok eglendi SalihaBetül. Cenaze sebebi ile ara vermiş olmanın çekimserliği, sessiz fısıldar gibi konuşmaları, kalabalıkta kucagımı arayan halleri kısmen normale döndü.. Hatta bugün sınıfa ne yaptıklarına bakmak için kapıdan kafamı uzatmıştım ki yanıma gelerek "Sen gelme annecim, burda kimsenin annesi yok" dedi, ben de "Peki" deyip çıktım:)) Seve seve.. Haftaya planım pztesi hariç tüm hafta okula gitmek.. Sosyalleşmesi ve çekingen davranmaması için okul çok etkileyici oluyor. Ayrıca ögretmenlerinden de hep olumlu geri dönüş alınca memnun oluyorum.. Kış mevsimi, renkler ve şekillermiş bu hafta konu mesela. Sürekli renkleri söyleyip bu ne renk diye soruyor.. Daireyi biliyordu zaten ama kare ve üçgeni de ögrenmiş bu hafta. Durup durup üçgen e benzer şeylere bu üçgen diyebiliyor:P Ayrıca mevsimler şarkısı da ezberlenip hafızaya alınmış.. Bu güzel sevimli kardan adamı okulda yaptılar, şu anda odasının kapısını süslemekte:)
Ne zamandır yazacağım unutuyorum; ayrıca son birkaç aydır sürekli hayali birşeylerle oynamaya başladı. Geçen sabah uyku sersemi tuvalete götürdüm. O uyku sersemi halinde bile avucunu sıkı sıkı kapatmış, dikkatimi çekti sordum, "Elimde tavşan var benim" dedi. Oysa elinde hiçbirşey yok..Geçen gün mutfakta iş yaparken şarkı mırıldanıyordum,"Annecim sessiz ol, şarkı söyleme, ömer uyuyo" dedi. Bu durumu pedagoga bahsettim. "Olumlu ya da olumsuz birşeylerin etkisi diye düşünmek yalnış, bu yastaki bir çocugun soyut somut ayırımını yapabilmesi mümkün değil. Teşvik edici ya da engelleyici olmadan saygı duymanız gerekiyor" dedi.. Peki dedik biz de:) Aslında gercekten öyle pedagoga sorulacak bi konu değil elbette de okulda olunca danışalım bilgilenelim dedik..Böyle bizde durumlar, bir an önce hayırlısı ile hafta sonu gelsin, baba delisi kızım babasına kavuşsun,anne de masal okumak, tuvalete götürmek de dahil tüm işleri babasına devretmenin keyfini sürsün; 2 güncük ama çok değil;)

2 yorum:

pelinpembesi dedi ki...

minik kızının tam hayali arkadaşlarının olacağı yaş..bu kızının gayet normal olduğunu gösteriyor,merak etme:))

Adsız dedi ki...

bence hayal dünyası genetik yaşından çok büyük olmasından kaynaklanıyor.önemsiz bişey mi! bilmiyorum ama bence çocuğa genetik yaşını geçmeyecek eğitim verilmeli yaşına göre çok şeyi öğrenince beynin vermiş olduğu tepki diye düşünüyorum.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...