1 Kasım 2010 Pazartesi

Hareketli Pazar..

Durduk durduk 3 günlük tatilin son günü İstanbul'a gitmeye karar verdik. Saatlerin alınması ile neyse ki 1 saat daha uyuyup yeni saate göre de nisbeten erken yola çıkıp kahvaltı için amcasının evinde aldık soluğu:) Doğduğundan bu yana sadece 1 kere gördüğümüz evimizin miniği Ömer Bebeği ikinci kez görebildik.. Görmeyei daha bir büyümüş daha bir tatlılaşmıştı. Sevmeye doyamadık.. Neyse ki bu sefer deplasmanda oan SalihaBetül MerveEce ile o kadar iyi anlaşmıştı ki birkaç kere tükürmekten başka bir zarar ziyanı olmadı. Biz salonda otururken onlar da sessizce Ece'nin odasında oynadılar. Ayakkabıları ayağından çıkan SalihaBetül'ün ayakkabılarını giydirmeye çalışan MerveEce'yi görüyorsunuz aşağıdaki karede:)
Poz verin dedikçe şımarık mı desem tatlı mı desem bir poz verme bir sarılma modunda gezdiler durdular akşama kadar:)
"Ne yapıyorlar?" diye bakmak için geldiğimde ise tüm marifetlerini gösterircesine yatakta nasıl zıpladıklarını anlattılar heyecanla.. Ve tabii ki de uygulamalı anatımını yaptılar :) Çok güzel ve eglenceli bir gün oldu orası ayrı:)

Bu arada SalihaBetül'ün üzerindeki kardan adamlı tişörtün hikayesi de bambaşka:) Bugünlerde kardan adamlara takmış durumda kafayı. Hem de fena halde:) Geçen gece uykusundan birden uyanıp "kardan adam yapalım, burnuna havuç takalım" diye şarkı söyleyip tekrar uykuya dalmıştı Ertesi gün mağazada bu tişörtü görüp çok begenmiş olsa gerek, "annecim, bunu alaım, çok begendim, gerçekten de, lütfeeen" demiş ve bana bu tişörtü seve seve aldırmıştı:) Takip eden 3 gün byunca da hiç çıkarmak istememişti. Bakalım hevesi ne zamana kadar sürecek:)

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...