12 Temmuz 2010 Pazartesi

Düğünlerden Bir Demet

İlk durak Aydın daki düğün.. Önce gelin odasına çıktık, gelin ve damat ile hasbihal ettik. Gelinlik çok ilgisini çekti SalihaBetül ün. Onu gelinlikle görünce çok hoşlandı. Daha önce evde denediğinde de çok sevmişti ve teyze ne giymiş kızım deyince nenini gibi bişeyler söyledi.. Ve ilk aldığımızda tüllerinden sıkılan, kendi gelinliğini giymek istemeyen SalihaBetül teyzesini görünce ne gelinliğinden sıkıldı, ne tacından ne de gelinliğin çantasından. Teyzesinin gelinliğinin etegini tutup "teyze" kendi gelinliğini gösterip "menim" deyip durdu. Bugünlerde senin benim olayına takmış durumda..
Bu karede düğünün diğer minik gelinleri olarak çikolataları mideye indirirken yakalanmayalım der gibiler:) Aydın'daki düğün yemekli oldugundan düğün boyunca yaklaşık 3 tane ayran içmiş ayran delisi SalihaBetül:) Afiyet şeker güçlü kemikler olsun:)


...


Vee tam 1 hafta sonra Sapanca gölü manzarasında ikinci düğünümüz oldu. Teyze Derya yine prenses gibiydi.. İki minik gelin ve birkaç minik daha nedimelik yaparcasına iş başındaydılar.. Etrafta peri kızları gibi gezinip durdular. Yeşille birlikte harika pozlar verdiler..
Kah düğün alanında kah hemen yanıbaşındaki minik çocuk parkındaydılar. Park her koşulda park diyoruz yani:)

E düğün olur da çekirdek aile pozu verilmez mi, bu da bizden olsun..
Düğün devam ederken ikram edilen pastaları gören ve daha önce yanında pasta filan diye bir kelime sarfettiğimizi hatırlamadığımız SalihaBetül bir hışımla koşarak yanıma geldi. "Anne patta" deyip eliyle yeme hareketi yaptı. Annemle şaşkınlıktan tutulup kaldık:) anneannesinin ısrarları ile 1 minik dilim pasta ve meyvesuyunu midesine indiriverdi..Yorgunluklarıyla sevinçleri ile en önemlisi hüzünleri ile kazasız belasız atlattık düğünleri. Bir ömür mutlu bir yuva diliyoruz teyzoşa..

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...