C.tesi erken kalkamadık. güya erkenden kalkıp yollara düşüp günün tadını sonuna kadar çıkaracaktık ama olmadı, uyuduk :D Sonra uzun bir kahvaltıdan sonra hazırlanıp çıktık. Teyzeyi beklerken kapının önündeki kedilere "Gel pisi pisi" dedik. Ama gelince de tırstık :D
Bu da kameraya bakmayı ısrarla reddeden SalihaBetül.. Nasıl da munzur bir ifade var suratında..
Teyzesi ile pek anlaşıyorlar canım ! Yemek sonrası çay karıştırma sefası.. Nasıl da mutlu bir tablö :D
Tüm gün gezdik gezdik yorulduk bittik. Genel itibariyle çogunlukla arabada oturmak istemeyen kuduruk bir SalihaBetül vardı.. Eve döndüğümüzde birden burnu akmaya başladı. İlerleyen yarım saat içinde öksürmeye ve keyifsizleşmeye başladı. Akabinde berbat ve uykusuz bir gece geçirdik. Pazar eve döner dönmez hastaneye gittik ve bronşialit denilen hastalığa yakalandıgımızı ögrendik. 4 seans oksijen aldıktan sonra yorrgun ve bitik şekilde evimize döndük.
SalihaBetül hala çok iyi değil. Burnu tıkalı, açtığımızda ise bozuk bir musluk gibi.. Gözlerinden burnundan ve agzından sular geliyor sürekli. İştahı berbat. Sadece anne sütü emiyor o kadar. Umarız bir an önce iyileşir, onun bu halleri babasın ve beni çok üzüyor..
1 yorum:
Allah şifa versin benim minik kızıma, annesine de sabır..
Yorum Gönder